Share |

"Uludere bizi zor durumda bıraktı" diyen AKP bölge milletvekillerine sesleniş

AKP'nin bölge milletvekilleri Başbakan'a, ''Uludere bizi zor durumda bıraktı'' demiş.

Uludere sizi zor durumda bırakmış olabilir ama 34 anayı da evlatsız bıraktı. Toplumun vicdanında derin bir yara açtı ve o yarayı orada öylece, için için kanamaya terketti.

Uludere bir sürü yarayı yeniden kanattı. Uludere inadına çözüm, inadına barış diyen milyonlarca insanın yüreğini sızlattı, umutlarını kırdı.

Uludere bir kaza değil, yapılmış bir yanlış değil, bu toprakların üstüne çöken bir kabustur.

''Uludere bizi zor durumda bıraktı'' derken, siyasi geleceğinizi mi, toplumsal projelerinizi mi yoksa ülkenin acilen ihtiyacı olan Kürt sorununa getirilmesi gereken demokratik, adil çözümü mü kasdediyorsunuz?

Uludere'nin sizde yarattığı tek endişe sizin zor durumda kalmanız olamaz, olmamalı. Zor durumda kalmanız 34 insanın ölmesinden dolayı ise, elbette zor durumda kalmalısınız.

Hem de çok zor durumda.

Siyasi erk sizde, demokratik iktidar sizde.

Dolayısı ile sorumluluk sizde.

Dert yanma hakkınız olamaz. Yansanız da bunu kimse duymaz.

Başbakan'a yapmanız gereken vurgu zor durumda kalmış olmanız değil, Uludere'nin bir an önce aydınlaması ve sorumlularının ortaya çıkarılması gereğidir.

Ve bunda ısrar etmelisiniz.

Siz bunları yapsanız Uludere sizi niçin zor durumda bıraksın?

BDP, PKK Uludere'yi istismar ediyor diye dert yanmışsınız. İstismar edilsin edilmesin bu 34 insanın öldüğü gerçeğini ortadan kaldırmaz. Bu söylem bu konuda siyasi iktidarın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu Uludere'nin hakkı olan adeletin yerine getirilmesine engel olamaz.

Size Uludere'yi soranları sürekli istismar ile suçlayamazsınız.

Zor durumda kalmanız, yüreğiniz yandığı için olmalı, kendinizi o ailelerin yerine koyabildiğiniz için olmalı, adalet geciktiği için olmalı, gelmediği için değil. Gidenler gelmiyor ama adelet geride kalanların yaşama dair umutlarını besliyor.

Zorda kalıyorsanız bu yüreği yanık insanların yüreğine su serpilmediği için olmalı.

Suyun başında olan sizsiniz.

Zorda kalıyorsanız, bu katır etiyle insan etinin birbirine karışmasına alay edercesine yazılar yazan adamlar yüzünden olmalı. Eski statükocuların ağzını yayarak ölüme bile kin ve nefret kustukları için olmalı.

Zorda kalıyorsanız bu Uludere'nin tarihe çözüm ve barış nedeniyle değil 34 insanın bombalanarak ölmesinden dolayı geçmesinden olmalı.

Bunların dışında bir nedenden dolayı zorda kalıyorsanız kabahati kimseye yükleyemezsiniz.

Bugün gazeteler Erdal Eren'i hatırlattı bize. Öfkeyle okuduk yeniden olanı biteni. Bu toplum artık öfkeye, acıya doydu, halklar yeterince aldı payını bunlardan.

O yüzden darbeler-darbeciler yargılansın diyoruz. O nedenle demokrasinin karşısında ne duruyorsa bertaraf edilsin diyoruz.

Zorda kalmak zorunda değilsiniz.

Zorda kalmak sizin kaderiniz olamaz. Kaderiniz kendi ellerinizde.

Uludere'yi çözümün merkezi yapabilirsiniz.

Uludere'nin acısından yeni umutlar doğurabilirsiniz.

Gidenleri getiremezsiniz, ama yapanları ortaya çıkarabilirsiniz, geride kalanlara yarınlara umutla bakmanın mutluluğunu vermeye katkınız olabilir.

Sadece siz zor durumda kalmadınız Uludere'de olanlardan dolayı. Tüm toplum çok zor durumda kaldı. Barış isteyenler zor durumda kaldı, herşeye rağmen çözüm mümkün diyenler zor durumda kaldı.

Sizin bir farkınız var ama: Uludere'ler olmasın diye o makamdasınız.

Zorda kalmak gibi bir seçeneğiniz, hakkınız ve kaderiniz yok.

Kalmayın zorda, bırakmayın zorda.

@memzers

Language: 
Turkish
No votes yet