Share |

Türk Yunan Dostluğu Savaş Uçaklarının Ege'de İt Dalaşı Yapmamasından mı Geçiyor?

http://okniceknowing.blogspot.ie

Türkiye'de kimi ticari büyük gazetelerin son haftalarda bir savaş uçağı fotografı fetişizmi başladı. Her gün İnternet'te ana sayfalarına savaş uçakları koyar oldular. Ne büyük arşivleri varmış bu gazetelerin. Pırıl pırıl, mavi göklerde süzülen uçaklar...

Bazen düşünmeden edemiyor insan. Bu gazeteleri basanlar başka bir dünyadan mı geldiler diye. Neyse ki yazar, düsünür John Molyneux'un kitabı yardıma yetişiyor anlamak için bu durumu – 'Will the revolution be televised – a Marxist analysis of the media'. John'la Dublin'de bir pub da kitabında anlattıklarının derinliklerine inmek kadar zihin açıcı birşey olamaz bu konuda.

Bekleriz...

Daha dün Pakistan'da insansız savaş araçlarının (ne de kibar isim – tercümesi: uzaktan kumandalı füze makinası evet insansız, hiç insanlık yok) 21 kişiyi paramparça ettiğini okuduk. Siz hiç paramparça olmuş yanık insan eti, ortalığa saçılmış vücut parçaları gördünüz mü? Ben görmedim. Görmek te istemem ama sen görmedin diye bunlar olmuyor değil. Daha 1 yıl olmadı, katır etiyle insan etinin birbirine karışıp köz olduğu günden bu güne.

İnsanda o yüzden biraz edep olur, biraz düşünür adam olan, bu uçakları ulu orta sayfaya koymadan, savaş uçağı güzellemesi yapmadan önce.

Nedir amaç? Militarizme övgümü? Hani haber her seferinde savaş uçağı merkezli olsa anlarız da, konu Suriye ile ilgili toplantı, haberin fotoğrafı savaş uçağı. Konu İran, fotoğraf savaş uçağı. Daha bir sürü örnek var.

Son olarak ta ''Türk-Yunan dostluğunda bir ilk'' başlıklı haberi okuyoruz Hürriyet'te. Haberin ilk cümlesi şöyle yazıyor: ''Yunanistan’la Türkiye arasında son yıllarda giderek ivme kazanan iyi ilişkiler, Ege Denizi’nde bir ilk yaşanmasına neden oldu.'' Tamam hakkını verelim, haber iki tarafın savaş uçaklarının birbiriyle dalaşmamasını anlatıyor gibi. Yani haberin merkezinde savaş uçağı var sanki.

Yok değil, aslında durum hiç öyle değil. Haberin vurgusu ''Dostluk''. Ama vitrin bize burun buruna vermiş iki tarafın savaş uçaklarını gösteriyor. Hani sanki iki çocuk, made in USA ve France oyuncaklarını sergiliyorlar.

Üstelik meğersem Ege'de iki taraf birbirinden artık Tweetler üzerinden haber alıyormuş. Vallahi ben uydurmuyorum. Aynen şöyle yazıyor alt başlıkta: ''Yunanistan Genelkurmay Başkanı, uçuşunu Twitter’da paylaştı, Mirage uçağına binip Ege’ye çıktı, tweet mesajını alan Türk F-16 uçakları da generale eşlik etti.'' Yahu bu twitter tehlikeli iştir. Biri çıkar sahte bir hesap açar bir komutanın adına, al sana olmadık problemler -

@YunanKomutan: Uçağıma binip İzmir'i almaya gidiyorum #Türkiye #HavaKuvvetleriKomutanlığı

Elbette koca uçaklar böyle havalandırılmaz ama, haberi verenin sululuğu ve asıl vermek istediği mesajın sağını solunu safsatayla örtmesinin bir örneği bu. Ege'nin barışı da savaşı da 140 harfe kaldıysa hapı yuttuk demektir.

Uzatmayalım.

Bu habersiz haberin aslında verdiği mesaj Türkiye'nin şu anda içinde bulunduğu Suriye gerginliği ile ilgilidir ve militarist basının millete ''biz güçlüyüz, dostlarımız var, Ege'de bile'' demesidir. Savaş psikolojisi ve yanılsama dolu bir gerçeklik üretmekten başka birşey değildir bu haber.

İkincil bir mesaj ise 'askeri olarak ne kadar güçlüysen, barışın devamlığı da kadar kolay ve uzun sağlanır' mantığı. Yani askeriye eşittir barış. Hayret, koca SSCB, koca Nazi Almanya'sı, Koca Hititler, Roma İmparatorluğu, Mısır'da Firavun, Mısır'da Mübarek, Osmanlı, Kaddafi'nin Libyası, Büyük İskender. Bunların askeriyesi hep çok güçlü değilmiydi?

Oysa ki, Hititler'den bu güne galiba insanlık için kalan askeri imparatorluklar değil, alimlerin bilginlerin, sanatçıların, emekçilerin ürettikleri... Eğer birbirini anlamak barış için bir ön koşulsa insanlık birbirini bu ortak üretimin değerleriyle anlıyor.

Ve elbette bu üretimler savaşlarla kesintiye uğratılıyor, barışla değil... Kütüphaneleri savaşlar yaktı ya, unutmadık umarım...

Bir fotoğraf bin yalan söyler. Bunu en iyi Roma İmparartorluğu kullandı zamanında. (The Power of Images in the Age of Augustus - Paul Zanker University of Michigan Press, 15 Nov 1990 - 385 pages). Mussolini, Hitler ve modern medya yeni türevlerini keşfetti bu foto-yalanların. Hatırlayınız Irak işgalini... Sonradan bunalıma giren Marlboro Man vs...

Ege'de dostluk, askerler, savaş uçakları tarafından mı tesbitleniyor. Benim bildiğim dışişleri bakanları, kültür bakanları, ekonomi bakanları, festivaller, sanatçılar, sendikacılar vs. belirler bunu. Askerin ne işine dostluğun tesbitini yapmak. Asker savaş zamanı kullanılan bir şey değilmidir?

Merak ediyorum, bu uçuş - anlaşılan bir sürü uçak katılmış her iki taraftan - kaç paraya patlamıştır her iki ülkenin halklarına. Kimse babasının cebinden vermiyor yakıt parasını. Yunanistan halkı tahmin edilemez ekonomik çile çekiyor. Yaşlı üniversite hocaları yollarda su satıyor, bunalıma girip kendini öldüren onlarca insan var. Hastanelerde ilaç bulunmuyor, kimi kasabalarda. Yüzbinlerce insan işşiz ve kriz giderek derinleşiyor. Daha üç-beş ay önce ortaya çıktı, Almanya ve Fransa'nın (Yunanistanı sürekli borç konusunda tehdit eden iki ülke) nasıl aynı dönemde Yunanistan'a 1.5 Milyar Avro'luk silah sattıkları ve bu parayı Yunanistan'ın nasıl eğitim-sağlık-sosyal hizmetlerden kesip paşalar gibi geri ödediği. Yunanistan hükümeti peki neden silahlanıyor halkının karnı açken?

Yunanistan – Türkiye sınırı, AB'nin sınır kontrol baskıları nedeniyle, kilometrelerce elektrikli telle çevrilecek. Maaliyeti milyarlarla ölçülüyor bu işin. Üstelik gelişen ırkçı-sağ akımlar sınıra mayın döşenmesi konusunda ısrarlı.

Hani hep komşuya yüklemeyelim yükü. Türkiye bu sınır projesinde niye AB'ye kafa tutup olmaz demiyor? Ege'de neden tüm askeri yığınaklar ortadan kaldırılsın diye girişimde bulunmuyor? Garibim Kıbrıs, güneyi-kuzeyi, giderek fakirleşecek. Güney Kıbrıs da IMF'ye başvurdu banka kurtarma operasyonu için. Mutlaka Kuzey Kıbrıs'ı da vuracaktır bunun etkileri. Peki, eli ekonomik olarak, hükümet yapısı olarak daha güçlü olan Türkiye niçin yeniden Kıbrıs sorununun demokratik ve sivil yöntemlerle çözülmesi için bir kampanya başlatmıyor?

Her iki ülke de Afganistan'da süren savaşa ve işgale askeri destek veriyor. Her iki ülke de Nato üyesi. Yıllardır Nato'da kardeşler, Ege'de kavgalılar. Nato'da olmak, Nato'nun silahlarını depolamak, bir yandan askeri ''dost'' olmak, diğer yandan it dalaşı yapmak bu ülkelere yıllardır kaça maal oldu?

İki ülkenin dostluk haberini, savaş uçağı fotoğraflarıyla süslemek, Ege'nin iki kıyısında yaşayan halklara orta parmağını göstermek demektir. İki ülkenin halkları da ne geçmişte ne de bu gün herhangi bir savaş veya askeri gerilim talebinde değildir. Her iki ülke de benzer zamanlarda benzer askeri darbelerin altında ezilmiştir. Her iki ülke yönetimleri de ekonomilerinin kaldıramayacağı kadar büyük askeri harcamalara girişmişlerdir. Her iki ülke de 'soğuk savaş' koşullarının ve ABD merkezli uluslararası emperyalizmin 'kurbanı-elemanı' olmuşlardır.

Uzattık...

Kardak Kayalıkları'nda iki ülke halkını savaşa götürmek de, Ege semahlarında barışı, dostluğu sağlamak da savaş uçaklarının görevi deniyor bize bu haberde. Öyle değil ama işte basın yazıyor ve ''öyledir'' oluyor.

Bir Mirage savaş uçağının fiyatı 25 Milyon Dolar diyorlar. Yunanistan'da 499 savaş uçağı varmış. Yunanistan'ın borcu 355 milyar Avro... Ege'nin öbür kıyısının rakamlarını da siz bulun.

Sen çok yaşa sevgili John Molyneux, kitabın da çok okuna...
...
Samos Adası'nda bir aksam bir Yunan tavernası, iki İrlanda'nın hayret dolu bakışları önünde tavernacının yaşlı dedesi geliyor masamıza... Elleri bastonunda üst-üste duran dede, bu sonradan olma Bornovalı'ya ''Ben Bornova'lıyım' diyor. İlk göç ettikten sonra bir daha gitmemiş. Meydandaki kiliseyi soruyor... Masaya ούζο değil, Yeni Rakı geliyor, Kuşadası'ndan taşıma, daha güzeldir diye. Sonrası onlar Dolmadakia servisi yapıyor ben dolmaları yutuyorum. ''Acaba turistik bir tiyatro mu çevriliyor masada, hesabı geçirecekler'' diye düşünüyor 'turist' yanım. Öyle olmadığı anlaşılıyor... Şerefine barış...

Savaş uçağıymış... Hadi ordan...

Language: 
Turkish
No votes yet