Share |

Facebook'da hangi demokrasi dönemi sona erdi?

Radikal Blog yazarı Mert Şenyuva ''Facebook'da demokrasi dönemi sona erdi'' başlıklı yazısında Facebook'un – kendi ifadesiyle – 'fazlasıyla demokratik' olan yönetiminin sona ermesinin nedenlerini analiz etmiş.

 

'Fazlasıyla demokratik olmak nasıl bir şeydir?' diye düşünmemek elde değil. İhtiyaç fazlası demokrasi vardı da kullanıcılar mı bunun değerini bilemediler?

 

Bu konu üzerine tartışmak ilginç olabilir ama yazının daha da göze çarpan bir yanı savunulan tezlerin kendi kendine en başından çürütülüyor olması. 1. Facebook Cumhuriyeti'nde oy kullanmaktan aciz 'vatandaşların' çoğu, yazarın en başında belirttiği gibi, içinde yaşadıkları demokrasinin farkında değillermiş.

 

Hal böyle olunca kullanıcıların farkında olmamalarını bir kaç nedene bağlayabiliriz:

 

  1. Kullanıcılar bilinçsiz ve ilgisiz.

  2. Demokrasiyi kullanıcılara verenler bunu bir nedenle işlevsel hale getirmediler.

  3. Demokrasi yok ama adı var.

 

Facebook demokrasisi 4 yıl önce başlayan bir deney. Bu, sitenin kullanıcı bilgileri ve gizlilik vb alanlarında yapacağı büyük değişikliklerin 7 Bin kullanıcı yorumu alması halinde oya sunulmasını öngören bir kural. Oylamanın sonucunun kabul edilmesi ise oylamaya katılımın en az toplam kullanıcı sayısının %30'u olmasına bağlı. Başka bir deyişle 300 Milyon kişinin katılımı gerekli.

 

2009'da başlayan bu uygulama çercevesinde, son oylama dahil, kullanıcıların toplam 3 kere referanduma gitme hakkı oldu. Her 3 oylamada da kullanılan oy sayısı %30'un çok altında kaldı. Son oylamada oy sayısı 700 Bin'e bile ulaşamadı ve oyların %88'i değişikliklere 'hayır' demesine rağmen oylama geçersiz ilan edildi. Zira seçim barajı aşılamamıştı.

 

1 Milyar kullanıcının bilinçsiz olduğunu söylemek sağlam dayanaklar ve bilimsel veri gerektirir. Elimizde böyle bir veri yok. Demek ki mesele ya kullanıcılara sunulan demokrasinin (bilginin) yeterince açık ve net olmaması ya da Facebook demokrasisi gibi bir kavramın uydurma bir kavram olmasıdır.

 

Yukarıda verilen 2. ve 3. nedenleri destekleyen yüzlerce makale bulmak mümkündür..

 

Demokrasilerde seçim barajlarını ve oylama koşullarını kim belirler? Seçilmiş irade ve bu iradenin unsurları. Facebook nasıl belirlemiştir bu çifte barajlı sistemi? Elbette bu sistem şirketin patronu tarafından belirlenmiştir.

 

Evrimleşerek ilerleyen (ilerlemesi gereken) demokratik modele aykırı bir durum vardır burada.

 

Herhangi bir demokrasi, 'demokrasiden vazgeçelim' diye bir oylama yapabilir mi? Eşyanın doğasına aykırıdır bu, yapamaz. Demokratik yöntemle demokratik yöntemi ortadan kaldırmak gibi bir durum olsa olsa demokrasi görüntüsündeki diktatörlüklerin kullanacağı bir yöntemdir. Bunun adına da darbe denir.

 

Demokrasilerin temel unsuru örgütlenme ve propoganda yapabilmektir. Facebook demokrasisinde bir kullanıcının en fazla kaç 'arkadaşı' olabilir: 5 Bin.

 

Diyelim çok populersiniz ve bu oylamada görüşlerinizi destekleyecek, sizi tanıyan 5 Bin'den fazla insan var. Nasıl örgütlenip propoganda yapacaksınız Facebook'ta? Twitter'ı mı kullanacaksınız? Alın size 3. bir seçim barajı daha.

 

Grup kurabilirsiniz. Belki örgütlenmeyi böyle halledebilirsiniz. Peki üye sayınız 5 Bin'i geçince tüm üyeleri sanal etkinlik'lere nasıl davet edeceksiniz? 5 Bin üyeye nasıl mesaj atabileceksiniz? Facebook bu konuda kesin ve net sınırları belirlemese bile resmi ifadelerinde çok üyeli grupların işlevsel kısıtlamaları olduğunu belirtiyorlar. 5 Bin'in üzerinde üyesi olan gruplarda mesaj ve etkinlik'lere davet sınırı var. Paranız varsa bu engeli aşabilirsiniz ama buna demokratik koşullarda örgütlenme diyemeyiz.

 

Belki tek seçeneğiniz sayfa açmaktır. Bir sürü sınırlamayla karşılaşacaksınızdır.

 

Facebook demokrasisi galiba merkezden dayatılan tercihlere ''evet-hayır'' deme noktasında söz sahiplerine demokratik bir ortam vermiyor.

 

Nasıl ki demokrasinin fazlası olamaz, azı da olamaz.

 

Varacağımız sonuç Facebook'un bir 'cumhuriyet' olmadığı, demokrasisinin de içi boş bir geçisi 'pazarlama' taktiği olduğudur. Zaten kimse de Facebook vatandaşı değil.

 

Mesele seçmenin ilgisi-ilgisizliği değildir.

 

Zengin ve başarılı bir şirket sahibi adamın, sanal alemde cumhuriyetler kurup, demokrasi oyunları oynaması ne kullanıcı haklarını korumaktadır ne de eşit koşullarda eşit söz hakkı yaratmaktadır.

 

Facebook'a harika diyebilirsiniz, Zuckerberg'e çok başarılı bir iş adamı diyebilirsiniz ama 'bu bir demokrasi varlığı-yokluğu tartışmasıdır' derseniz bence yanılırsınız.

 

Elbette Facebook'un kişisel hakları korumasını ve bilgilerin kullanılması konusunda yasalara uymasını talep etmek ve sağlamak gereklidir ama bu bir Facebook demokrasisi tartışması değildir.

 

Gerçek demokrasi işleyişinin kaynağını ve koşullarını alttan alır. Demokrasinin tek faaliyet alanı bize verilen çoklu seçenekten birini işaretlemek değildir.

 

Facebook, 'demokrasiyi getirdim' derken de 'geri aldım' derken de demokratik değildir. Milyarlarca kar yapan, mevcut yasal imkanları kullanarak değişik ülkelerde vergi yükümlülüğünü elinden geldiğince azaltan, kimi ülkelerde de başı kişisel haklar-bilgi gizliliği konusunda biraz ağrımış; tüm şirketler gibi işleyiş modeli ve mantığı hissedarlarına kar getirmek olan dev bir şirkettir.

 

Facebook'u demokrasisi için değil işimize geldiği için kullanıyoruz. Onlar da bundan milyarlar kazanıyorlar.

 

Hepsi bu...

http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/facebookda-demokrasi-donemi-sona-erdi-7912

@memzers

Language: 
Turkish
No votes yet