Share |

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

World Press Photo of the Year 2011 by Samuel Aranda
World Press Photo of the Year 2011 by Samuel Aranda

Şimdi büyük şirketlerde yarın (bugün) kadın çalışanlara karanfil vs. verirler. Eşit işe, eşit ücret, sendika kurma hakkı vermezler ama karanfil verirler.

Kadınlar gününü çay-kurabiye partisine çevirmeye çalışan ulusalcılar, adının başında ‘çağdaş’ kelimesi geçen bir sürü ‘aydın/ilerici’ dernek, her yıl olduğu gibi ortaya çıkar, aynı lafları eveler gevelerler.

Bir-iki ‘profesyonel’ aydın, sanatçı, kadınlara gereken övgüleri düzerler. Günüm anlam ve önemi anlatılır, örtbas edilirken günün anlam ve önemi.

Bir başka yandan, devlet sahiplenir bu güne. Devlet-millet kavramları arasında kaynar gider ‘kadın’ kelimesi.

Üniversitelere türbanla girmek isteyen kadınlar için değildir kimilerine göre bu gün. İslamofobi, emek-fobi, sınıf-fobi mesajları verilir damardan, gizliden gizliye.

Hani, laik kadın vardır, bir de gerici, cahil kadın. Ama sömürülen kadın, sömürünün parçası olan kadın asla olamaz. Yoktur böyle bir şey.

‘Erkek’ sistemin kurallarına uygun şekilde, ‘seksist, seksist’ kutlar geçerler bu günü,

En iyisi şimdiden kutlayıp, çekilivermek aradan...

Cumartesi Anneleri’den, Mavi Marmara kadınlarına... Filistin’de kendi yurdunda esir kadınlara...

Uludere’nin kadınlarına...

Sokakların kadınlarına, yolları yürüye yürüye aşındıran kadınlara...

İşyerlerinin kadınlarına... Sabahtan akşama işte işçi, akşamdan sabaha eve işçi, anne, eş kadınlara...

Oğulları, kızları öledursun, inadına ve hala barış diyebilen yürekli Türk, Kürt kadınlarına...

Yemen'de, türbanında gizlenmiş bedenini, yaralı protestocu adama yastık yapan kadınlara..

Mısır'da, Tahrir Meydanında, mavi sütyeninde asker postalları tepinen devrimci kadınlara. Devrimci kadınları çembere alıp asker copundan koruyan Müslüman/Hıristiyan kadınlara...

%99’un %50’siyiz diyerek, para babalarının meydanlarını işgal eden huysuz kadınlara...

‘Meşru’, ‘gayri meşru’, 7 yaşındaki çocuğunun eğitim, gelecek hakkını IMF’ye karşı korumak için, sokakları dolduran İrlanda’lı genç kadınlara...

21. Yüzyıl’da, bir Avrupa başkentinde, gece evinden apar topar polis baskınıyla alınan ve havalimanında çoluğu çocuğuyla, işkenceden, baskıdan ve sefaletten kaçtığı topraklara geri gönderilmeyi bekleyen Afrika’lı mülteci kadınlara...

Törenin, namusun belasından kurtulamayıp infaz edilen kadınlara...

Kaderi, evlatlarını depreme değil ama, çadırlarda yangına kurban vermek zorunda olan kadınlara...

Birilerinin piç ilan ettiği kadınlara...

Ve tüm bu kadınları unutmayan, bu kadınları sarmalayan, yüreği dolu dolu tüm kadınlara...

100 yıl öncesinden, daha da ötesinden, bu güne dek ne kazandıysak, neyimiz daha güzel olmuşsa, en azından yarısı sizin sayenizde... Sağolun, varolun...

Saygılarımla...

8 Mart 2012 Dublin

No votes yet